Motosiklet hacmine nasıl karar veriyoruz?
Görünüşe bakılırsa, doğru hacimde motosiklet satın almak kulağa çok basitmiş gibi geliyor. Bir markanın bayisine veya ikinci el sitelerine giriyoruz, belki bir kahve içiyoruz, birkaç motosikletin üzerine oturuyoruz ve kendimizi rahat hissettiklerimizden birini seçiyoruz. Ya sen?
Motosiklet satın alırken sadece beynimizi kullanarak değil kalbimizin sesini de dinleyerek bir karar vermeliyiz. Sadece beynimizi dinleyerek aldığımız motosikletlerin elbette avantajlı yönleri var. Ama kalbinizin sesini de dinlemek size uzun vadede daha mutlu, huzurlu ve karlı çıkacağınız bir motosiklet ile yollarda olma imkanı sunar. Peki ne yapmalıyız? Adım adım gidelim:

1. Yasal konular
Önce yasal düzenlemeleri ele alalım. A sınıfı motosiklet ehliyetiniz varsa, lütfen doğrudan 2. sıraya ilerleyin çünkü her hacimde motosiklet sahibi olabilirsiniz. A ehliyetiniz yok ise durumlar değişiyor.

B ehliyet ile 50 cc’ye kadar olan tüm mopedleri kullanabilirsiniz.
16 yaşını doldurmuş M sınıfı ehliyet almış olanlar 2,3 ve 4 tekerli mopedleri,
A1 sınıfı ehliyetiniz var ise(16 yaş üzeri) 2 tekerlekli motosikletler için güç olarak 125 cc / 11 kw / 14 hp; 3 tekerlekli olanlar için ise 15 kw güç sınırını aşmayacak motosikletleri,
A2 sınıfı ehliyetiniz var(18 yaş üzeri) ise 2 tekerlekli motosikletler (600 cc ‘ye kadar) için 35 kw / 47 hp; 3 tekerlekli olanlar için 12 kw / 16 hp güç sınırını aşmayacak motosikletleri kullanabiliyorsunuz.
Motor gücü 36 kw / 48 hp ve üzeri motosikletler için A sınıf sürücü belgesine ihtiyacınız vardır. 20 yaşındaki A sınıfı ehliyet alacakların en az iki yıllık A2 sınıfı araçlarda deneyim sahibi olması da şart koşuluyor. Ancak 24 yaşını geçmişseniz, o zaman başvuru için herhangi bir koşul aranmıyor.

2. Eğlenceli kısım
Gelelim işin eğlenceli kısmına; motosikletimizi seçmek. Göz önünde bulundurulması gereken en önemli şey, sürüş kabiliyetiniz ve tecrübeniz olmalıdır. Motosiklet alırken bu konu neredeyse hiç göz önünde bulundurulmaz ve bütçemizin el verdiği en yüksek cc hangisi ise onu almaya çalışırız. Aldıktan sonra ise o ağır ve güçlü motosiklet ile baş etmeye, enerjimizi ve odak noktamızı yolda olmaya değil bu motosikleti dik tutmaya harcarız. Yeteri kadar güçlü ve yetenekli değilsek malum sonu hepimiz yaşarız.
Oysa düşük cc’li bir motosiklet ile başlamak işin eğlenceli kısmına adım atmamızı sağlar. Hafif, sorunsuz, kullanımı kolay, hataları affedebilecek hatta hatanıza rağmen ayakta durabilen bir motosiklet sahibi olmak size zamanınızı eğlenceye harcama imkanı sunacaktır.

Şimdi aranızdan “büyük hacimli sürdüm çok keyifliydi” diyenler olacaktır. Büyük hacimli motosikletler ile yollarda olmak zor gelmeyecektir. Önemli olan düşük süratlerde bu ağırlık ile başa çıkabilmektir. Otoparklarda, eğimli arazilerde, benzinliklerde yana yatırma olayları hep bu tecrübesiz zamanlarda, motosiklete kendi ağırlığını taşıtmayı öğrenmediğimiz dönemlerde meydana gelir.
Eğer siz bilinçli bir kullanıcı iseniz, hafif olan orta hacimli( 600cc civarı) motosikletler ile de başlayabilirsiniz. Bu durumda sorun ağırlık değil elinizin altındaki güç ile mücadele etmek olacaktır. Ancak bu mücadele aslında mental bir mücadele. Yani siz o gazı lüzumsuz yere (gösteriş yapmak için, teker yapmak için) açmamanız gerektiği bilincine sahipseniz orta hacimli motosikletler de sizler için seçenek olabilir.
Bir de “1000 cc üzeri motosiklet kullanmayanlar da motosikletçi sayılmaz” kafasında olan insanlar var. Motosiklet bilincine, kültürüne sahip insanlara bakarsak genelde orta ve düşük hacimli motosikletler ile günlük hayatlarını sürdürdüklerini, yalnızca yüklü olmaları gereken dönemlerde bu yüke uygun motosikletler kullandıklarını görebilirsiniz.

3. Mantıklı Motosikletler
Bu adımda motosikleti neden alıyoruz sorusunun cevabını bulmayı bekliyoruz. Şehir içi ulaşım, hafta sonu gazlamaları, ufak çaplı gezintiler, tek başına yollara çıkmak, parkurlara katılmak, pist sürüşleri, otoyolda şehirlerarası yolculuklar veya bunların bir kaçını bir arada yapmak motosiklet almak için sayılan bazı sebepler olabilir.
250 cc ve altındaki motosikletler (ve skuterler) başlangıç için ideal görünmektedir. Eğer siz tek kişi kullanacaksanız, zaten ülkemizde hız limitleri belli, bu sınıf sizi istediğiniz her yere götürebilir. Ayrıca düşük yakıt tüketimleri ve bakım masraflarının düşük olması da cebinize dost bir seçim yaptığınız anlamına gelir.
250 cc ile 400 cc arası bence iki kişilik turlar için bile yeterli sayılabilir. Bu segmentte ülkemizde adventure sınıfı için seçenekler çok sınırlı olsa da naked (çıplak) motosikletlerini yol motosikletine çeviren bir çok kullanıcı da gördüm. Bu segmentte cebe dost segmentte sayılabilir.

649 cc üzerine çıkmadan belirtelim bu hacimden sonra alacağınız her motosiklet için MTV ödeme zamanında cebinizden daha yüksek ücretler çıkacaktır.
Geldik yüksek hacimli motosikletlere. Burası kraliyet ailesi dediğim alan. Neye elinizi atsanız pahalı, vergiler yüksek, yakıt tüketimi ve bakım maliyetleri yüksek yani cebinize düşman sınıftayız. İyi yönlerinde bakacak olursak, konforlu, güzel durabilen, dengeli, uzun yolda dertsiz olmak isteyenler ve yeterli tecrübeye ulaşanlar için bu segment elbette güzel bir tercih olacaktır. Patika yolda U dönüşü yapmak zorunda kaldığınızda kendinizi yerde bulmak istemiyorsanız mutlaka yeterli tecrübeye (eğitime) sahip olduğunuzdan emin olun.
Son olarak racing, supersport ya da yarış motosikleti (siz hangi tabiri kullanıyorsanız) sahibi olmak isteyenlere gelelim. Konforsuz, oturuş pozisyonu gereği uzun yolda yoran, hata affetmeyen motosikletler olarak adlandırıyorum bu sınıfı. Bu tarz motosikletlerin şakası olmayacağını ve radarların (trafik cezaları) sizleri beklediğini aklınızın bir köşesinden çıkartmayın. Bir de arkadaşlar halka açık yollar pist değildir. Benim hiçbir zaman tercih etmediğim, edene de saygı duyduğum bu motosikletler ile ilgili ön yargılarım sebebiyle fazla bişey de söylemek istemiyorum.
4. Fiziksel uyum

Almaya karar verdiğiniz motosikletin üzerine mutlaka oturup, oturuş pozisyonunuzu, bacaklarınız ve kollarınızın konumu ve belinizde ağrı oluşup oluşmadığını kontrol edin. Öyle ki, kısa mesafelerde bu durum pek sorun teşkil etmese bile uzun mesafelerde size sorunlar yaratabilir.
Artçısı olan arkadaşlar bu durumu artçılı olarak deneme imkanı bulamasalar bile mutlaka kullanıcılarından fikir alsınlar.
Bir motosikleti çok beğenmiş olsanız bile eğer fiziksek olarak size rahat hissettirmiyorsa mutlaka akmaktan vazgeçin ve alternatif seçeneklere yönelin.

Özetle
Doğru boyutta motosiklet seçmenin püf noktası, ona sahip olmanın gururunu, onu sürmekten aldığınız keyiften ayırmayı başarabilmektir.
Ayrıca daha motosikleti satın almayı planlarken, “satarsam kaça gider” sorusunu da kafanızdan atmalısınız.
Bu nedenle, motosiklet konusunda yeniyseniz ve en az iki yıl orta sınıf motosiklet tecrübesine sahip değilseniz , 1000cc üzerindeki motosikletleri alma isteğine karşı koyun. Ve zaten büyük bir motosikletiniz varsa ve her dakikasından keyif almıyorsanız, modern bir orta sınıf motosikletine geri dönmeyi düşünebilirsiniz.
Kendi başınıza kullanacaksanız, eğlence sadece iki tekerlek ve bir motor gerektirir. Diğer her şey ayrıntıdır.
Keyifli sürüşler…

MotoPilot
